AHLAK DERGİSİ
Mustafa Başaran, Mehmet Kaya – Eski Türk Eserlerinde “Saygı”

Mustafa Başaran, Mehmet Kaya – Eski Türk Eserlerinde “Saygı”

Mustafa Başaran, Psikolojik Danışman, Millî Eğitim Bakanlığı

https://orcid.org/0000-0001-8070-1947

Mehmet Kaya, Doç. Dr., Sakarya Üniversitesi,

https://orcid.org/0000-0003-2659-3601

Eski Türk Eserlerinde “Saygı”

Doğası gereği toplumsal bir varlık olarak yaşayan insan, çevresiyle ilişkilerinde saygılı olmak zorundadır. Saygı kişiler arası iletişimin en temel öğelerinden birisidir. Sadece insanlara gösterilmesi gereken bir tutum olmamakla birlikte doğadaki bütün varlıklar için çok değerlidir. Buradan hareketle bu çalışmanın konusu saygı olarak belirlenmiş ve saygı kavramının, kültürümüzün öğelerinin sıkça yer bulduğu, Türk kültürünün önemli üç eseri olan Kutadgu Bilig, Dedem Korkut Kitabı ve Orhon Kitabelerinde işlenişi incelenmiştir.

Ender Büyüközkara – Yunus Emre Düşüncesinde Ahlak İlkeleri

Ender Büyüközkara – Yunus Emre Düşüncesinde Ahlak İlkeleri

Ender Büyüközkara, Dr., Sakarya Üniversitesi

https://orcid.org/0000-0002-7039-3159

DOI: 10.5281/zenodo.5336926

Yunus Emre Düşüncesinde Ahlak İlkeleri

Bu çalışmanın konusunu, Yunus Emre’nin tasavvuf sisteminde ahlak ilkelerinin incelenmesi teşkil eder. “Aşk” mefhumu söz konusu sistemde temel yapıtaşı konumundadır. Aşk, insanı hakikî manada insan kılan öğe şeklinde düşünülmekte ve bu çerçevede âşık, ahlaklılık ve kemal sahibi insan-ı kâmile tekabül etmektedir. Buna bağlı olarak ahlak ilkeleri, ahlaklılık ve kemal idealine ilişkin temel kurallar yani kişiyi âşık kılacak temel düsturlar şeklinde düşünülebilir.

M. Emin Ünal – Kâfiyeci’nin Tarih Usûlü ve Tarihçilik Ahlakı Anlayışı

M. Emin Ünal – Kâfiyeci’nin Tarih Usûlü ve Tarihçilik Ahlakı Anlayışı

Muhammet Emin Ünal –

Arş. Gör., Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü.
meminunal@nku.edu.tr

orcid : https://orcid.org/0000-0001-8798-4070

DOI: 10.5281/zenodo.5336823

Kâfiyeci’nin Tarih Usûlü ve Tarihçilik Ahlakı Anlayışı

Bu çalışma Kâfiyeci adıyla meşhur olmuş Muhyiddin Ebu Abdullah Muhammed b. Süleyman (öl. 879/1474)’ın tarih usûlü ve tarihçilik ahlakına dair görüşleri ele almayı amaçlar. Bunun yanı sıra Kâfiye’cinin tarihçilerde aradığı şartları ve tarih yazımı türlerini aktarmayı hedefler.

Engin Erdemir – Friedrich Nietzsche’de Mutluluğun İmkânı

Engin Erdemir – Friedrich Nietzsche’de Mutluluğun İmkânı

Engin Erdemir

Gazi Üniversitesi, Yüksek Lisans.
enginerdemir.aca@gmail.com

DOI: 10.5281/zenodo.5336933

Orcid: https://orcid.org/0000-0002-4143-5161

Friedrich Nietzsche’de Mutluluğun İmkânı

Friedrich Nietzsche’nin ahlak felsefesinde mutluluğun imkânı konulu bu çalışma, özcü yaklaşımla kurulan mutluluk ahlakının eleştirisi üzerinden, mutluluk kavramının Nietzsche felsefesindeki konumunu anlamak üzerine yapılmıştır. Ahlakı, “iyi” ve “kötü” gibi sabit iki değer üzerine inşa eden ve mutluluğu nihaî amaç olarak niteleyen ahlak kuramları, insanın imkânlar çokluğu karşısında değer yaratma fırsatını engelleyen ve bir anlamda sürü ahlakının yaygınlaşmasına sebep olmasıyla çöküşü de hızlandıran yorumlardır. İnsan, yaşamın ona sunduğu sevgi, paylaşım, keyif, acı gibi durumlar karşısında bir seçim yapmak zorunda değildir.

Fethullah Topal – Sâmiha Ayverdi Düşüncesinde Ahlâkın Anlamı ve Değeri

Fethullah Topal – Sâmiha Ayverdi Düşüncesinde Ahlâkın Anlamı ve Değeri

FETHULLAH TOPAL

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Yüksek Lisans.
topalfehullah@gmail.com

orcid: https://orcid.org/0000-0002-1843-7310

DOI: 10.5281/zenodo.5385666

Sâmiha Ayverdi Düşüncesinde Ahlâkın Anlamı ve Değeri

İnsan bir ahlâk varlığıdır. Ahlâki kararlarının kendine yüklediği ödevleri yapmakla mükelleftir. Ahlâki eylemlerinin, iyi ve kötü arasında özgürce yaptığı seçimlerinin sorumluluğunu üstlenir. Ya hayatı boyunca daima iyiyi seçmek gayretinde olur ve erdemli bir hayat sürer ya da kötüyü seçmenin vicdan azabını yaşar.

Levent Bayraktar – Aşkınlık ve Ahlâk

Levent Bayraktar – Aşkınlık ve Ahlâk

Levent Bayraktar – Prof. Dr.- Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

DOI: 10.5281/zenodo.4172881

Orcid: https://orcid.org/0000-0001-5496-6896

Anahtar Kelimeler: AhlâkAhlâk MetafiziğiAşkınlıkBen ve ÖtekiDeğerŞahsiyet

Yıl: 2020 (Eylül) / Cilt: 1 / Sayı: 1
Sayfa: 1-9

Aşkınlık ve Ahlâk

Özet
İnsan nedir, diğer canlılardan hangi özellikleri ile ayrılır ve hayatın bir anlamı var mıdır gibi sorular ve meseleler, etik ve metafizik bir ele alışı zorunlu kılar. İnsanoğlu, tabiatın içinde ve onun bir parçası olmakla birlikte sadece bir canlı türü değildir. O, fizik ve biyolojik olgularla açıklanıp tüketilebilecek bir varlık da değildir. Çünkü insan, olgularla çevrili ve kayıtlı olmasına rağmen bunların ötesini de tasavvur ve tahayyül edebilen bir değer varlığıdır. İnsan, anlam arayan, anlam atfeden, anlamlandırma ihtiyacı duyan biricik canlıdır. Bu yüzden bütün eylemleri ya bir değerden kaynaklanır ya da bir değeri gerçekleştirmeye yönelir. Değer adına eylemek, ahlâkî bir varlık olmak demektir. Ahlâk, olgu ile yetinmemek ve olması gerekeni gerçekleştirmektir. Ahlâkî şahsiyet, değer adına tavır alabilmek ve kendi bencilliğimizi aşarak, aşkınlaşmak yolunda teşekkül etmektedir. Bu bağlamda bu çalışmada, insanın değer bilinci geliştirmek suretiyle, ahlâkî bir şahsiyet olarak aşkınlaşması problematiği irdelenmektedir.

Rahmi Karakuş – Ahlak Üzerine Düşünmek

Rahmi Karakuş – Ahlak Üzerine Düşünmek

Rahmi Karakuş – Prof. Dr.- Sakarya Üniversitesi

DOI: 10.5281/zenodo.4173147

Orcid: https://orcid.org/0000-0001-6415-5501

Yıl: 2020 (Eylül) / Cilt: 1 / Sayı: 1
Sayfa: 10-16

Anahtar Kelimeler: AhlâkDeğerler EğitimiEtik

Ahlak Üzerine Düşünmek

Bilgi ve iletişimin arttığı, teknolojinin kendisini aşan gelişmelerle insan hayatına buyurgan olduğu zamanımızda ahlaki hayatımızın sorunları da çetrefilleşmiş durumdadır. Ahlak hakkında soruşturma yapan felsefe ise (etik) bu alanda kendisini daha çok analiz ve kritik faaliyeti ile sınırlandırmış durumdadır. Hâlbuki felsefenin tarihi – yakın zamanlara kadar- hakikat araştırması ile çıktığı düşünme serüvenini ahlakla taçlandırma örnekleri ile doludur. Felsefe ahlaki normlar ve erdemler hakkında düşünme ve tekliflerde bulunmak bir tarafa ahlak hakkında soruşturma yapan felsefe felsefeden ayrılmak üzeredir. Diğer taraftan değerler eğitimi adıyla ahlakilik sorununa çözüm bulmaya çalışılması da söz konusudur. Değerler eğitiminin ‘sosyal bilim’ anlayışı ile ele alınışı ve fakat felsefi düşünce ile ilişkisiz bir araştırma ve uygulama geliştiriyor oluşu problemlidir. Sosyal bilimlerle felsefi düşüncenin birlikle çalışması zorunludur. Ahlak insaniliğimizin özsel kısmında yer almaktadır. Bilişsel yanımız ile eyleyen yanımızı birbirinden bağımsızlaştırmak düşüncede mümkün olabilir ancak bu pratikte mümkün değildir. Bu nedenle ahlakilik hem özsel (kişili olma) yönümüz hem de her eylemimizi belli bir derecede kuşatıcıdır.

Ender Büyüközkara – Nurettin Topçu’nun İsyan Ahlakı’nın Ölüm Etiği Temelli Bir Okuması

Ender Büyüközkara – Nurettin Topçu’nun İsyan Ahlakı’nın Ölüm Etiği Temelli Bir Okuması

Ender Büyüközkara – Dr.- Sakarya Üniversitesi

DOI: 10.5281/zenodo.4173340

Orcid: https://orcid.org/0000-0001-6415-5501

Yıl: 2020 (Eylül) / Cilt: 1 / Sayı: 1
Sayfa: 17-33

Anahtar Kelimeler: HareketHürriyetİradeİsyanÖlüm EtiğiSorumluluk

Nurettin Topçu’nun İsyan Ahlakı’nın Ölüm Etiği Temelli Bir Okuması

Özet

Nurettin Topçu, Maurice Blondel’in hareket felsefesi ve tasavvuf temelinde ahlak anlayışını oluşturur. Bu anlayış iradeci idealizm, hareket ahlakı ve isyan ahlakı tabirleriyle ifade edilmektedir. Bu çalışmada Topçu’nun ahlak alanına ilişkin görüşleri ölüm etiği bağlamında değerlendirilecektir. Ölüm etiğinden kastım, “Ölmeden önce ölünüz” hadisiyle veciz bir biçimde ifade olunan, mecazî veya iradî ölüme dayalı bir ahlak anlayışıdır. Bu ölümle insan kendi benliğini bir açıdan Mutlak Varlık’ta yok ederek O’nda, O’ndan ve O’nunla olduğunun bilincine varır ve bu bilinç doğrultusunda ahlaklanır. Topçu’nun isyan ahlakı ölüm etiği perspektifinden değerlendirildiğinde şu hususlar dile getirilebilir: İnsan ferdî veya içtimaî türlü ayak bağları tarafından esir edilmiş haldedir. Bu esaretten kurtulmak için Allah’sız benliğe karşı isyan ve dolayısıyla hareket gerekir. Bunun neticesinde ise kişi tüm ferdî ve içtimaî aşamalardan geçerek sonsuzluğa, Mutlak Varlık’a ulaşır; O’nun iradesine teslim olur ve O’nun varlığında kendi varlığı silinir. Bu durumda mecazî veya iradî ölüm gerçekleşir. Bununla birlikte Allah ile insan arasındaki ikilik de mevcudiyetini muhafaza eder. Diğer taraftan, bu hareket ve isyan hali nihayetsiz olup sürekli yenilenmektedir.

Burhaneddin Kanlıoğlu, Rawls – Habermas Tartışması: Politik Liberalizmden Müzakereci Demokrasiye, Benzerin Farklılıkları

Burhaneddin Kanlıoğlu, Rawls – Habermas Tartışması: Politik Liberalizmden Müzakereci Demokrasiye, Benzerin Farklılıkları

Burhaneddin Kanlıoğlu

DOI: 10.5281/zenodo.4173340

Orcid: https://orcid.org/0000-0003-3555-0144

Yıl: 2020 (Eylül) / Cilt: 1 / Sayı: 1
Sayfa: 34-42

Anahtar Kelimeler: John RawlsJürgen HabermasMüzakereci DemokrasiPolitik LiberalizmRawls Habermas Tartışması

Rawls – Habermas Tartışması: Politik Liberalizmden Müzakerici Demokrasiye, Benzerin Farklılıkları

Bu metin, çağdaş politik felsefenin iki önemli ismi Rawls ve Habermas’ın politik teklif ve önermelerini mukayeseli bir şekilde incelenmeyi ve mevcut literatürün bu iki düşünürün politik felsefelerindeki benzerlikler ve farklılıklar hakkındaki kanaatlerini göstermeyi amaçlar. Bu inceleme Rawls-Habermas tartışmasının geldiği merhale ve çağdaş politik problemler üzerindeki muhtemel katkı ve yaklaşımları konu edinecektir .