Kriz İletişiminde Medya ve Etik: AFAD’ın Instagram Aktivitesi Üzerine Bir Değerlendirme
Deprem gibi ani gelişen ve önlenmesi mümkün olmayan doğal afetler sırasında hızlı ve etkin iletişimin sağlanması hayati bir önem taşımaktadır. Sosyal medyada paylaşılan içeriklerin saniyeler içinde geniş kitlelere ulaşabilmesi, bu mecraları kriz dönemlerinde başat bir enformasyon kaynağı hâline getirmektedir. Günümüzde sosyal medya kullanıcıları, afet süreçlerinde doğru ve güncel bilgiye erişebilmek amacıyla yetkili kurumların sosyal medya hesaplarını takip etmektedir. Afet dönemlerinde geleneksel medyanın fiziksel ve lojistik sınırlarının ortaya çıkabilmesi nedeniyle, sosyal medya platformları bilgi akışı bakımından daha hızlı ve erişilebilir bir alternatif sunmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, kriz dönemlerinde AFAD’ın Instagram üzerinden yürüttüğü kriz iletişim stratejilerinin yeterliliğini değerlendirmektir. Araştırma kapsamında, 6 Şubat Kahramanmaraş depremleri sürecinde AFAD’ın Instagram hesabı üzerinden gerçekleştirdiği kriz iletişimi uygulamaları örneklem olarak seçilmiştir. Belirlenen zaman aralığında paylaşılan gönderiler içerik analizi yöntemi ile incelenmiş; gönderi sayıları, içerik türleri ve kullanıcı geri bildirimleri (beğeni, yorum vb.) nicel olarak değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda, paylaşım sıklığı ve etkileşim düzeyi temelinde AFAD’ın kriz iletişimindeki pratiklerinin işlevselliğinin ortaya konulması hedeflenmiştir. Elde edilen bulgular, AFAD’ın deprem öncesi döneme kıyasla deprem sonrasındaki bir aylık süreçte sosyal medya araçlarını bilgilendirme amacıyla yoğun ve aktif biçimde kullandığını göstermektedir. Etik açıdan bakıldığında, AFAD’ın sosyal medya kullanımının, kriz iletişiminin temel etik ilkeleri olan doğru, şeffaf, zamanında ve kamu yararını önceleyen bilgilendirme sorumluluğu ile büyük ölçüde örtüştüğü görülmektedir. Kurumun sosyal medyayı; deprem hakkında temel bilgilendirmeler yapmak, yardım kampanyalarını duyurmak ve afet bölgesindeki gelişmeleri fotoğraf, video ve metinler aracılığıyla kapsamlı biçimde aktarmak için kullanması, hem bilgi kirliliğini azaltma hem de kamuoyuna güven verici, doğrulanmış içerik sunma bakımından etik bir kriz iletişimi pratiği olarak değerlendirilebilir. Bu çerçevede çalışma, sosyal medyanın afet dönemlerinde kamusal bilgilendirme, etik sorumluluk ve kriz yönetimi süreçlerindeki rolüne ilişkin literatüre katkı sunmayı amaçlamaktadır.